1- Siyaset ve kurum güdümlü bir sendika.
2- Kayyuma dayalı bir sendika.
Kamuda bu ikisi mevcuttur. Burada da özellikle Ak Parti ve Bazı kayyum olan belediyeler Hak-İş’e üye olmaları için baskı yapıldığına bizzat kendimiz de şahit olduk.Diğer belediyeler ise disk ve Türk-İş tarafından gidiliyor. Yine kamu kurumları birçoğu Türk-İş ve Hak-İş konusunda baskı yapmaktadırlar. Tüm bu baskılar ve sendika ayrımcılığını kendimiz de yaşadık şahit olduk.
Burada şu oldu çıkıyor; bir sendikaya taraf olan kurum ve kuruluşlar ya o sendikadan rüşvet alıyorlar, rüşvet almıyorlarsa da görevlerini kötüye kullanıyorlar. Bunları da yapmıyorlarsa kimse hayır için bir şey yapmıyor ve en kötü şey ise bu kanunsuzluğunu, hayasızlığı, ahlaksızlığı, baskı ve mobbingi yaparak kendilerine üye yaptırıp ve sonradan da bu iki yüzlü utanmaz ahlaksızlar sendika özgürlüğünde haktan hukuktan ve adaletten bahsediyorlar.
Bunu söylerken de hiç utanmadan sıkılmadan konuşabiliyorlar.Siyasiler iradeden bahsediyorlar. İşçilere baskı uygulayıp zorla bir sendikaya üye yapıyorlar. Sendikacılar sendika özgürlüğünden demokrasiden bahsediyorlar. Kurum ve kuruluş siyasetle bir olup özel güvenlik emekçilerinin işinden ettirme korkusuyla zorla üye yaptırıyorlar. Bunun hepsine bizzat biz şahit olduk. Bunları yavaş yavaş teşhir edeceğiz.
Batman Belediyesi Şaredarıya Batmane’nde çalışan özel güvenlik emekçilerinin sendika tercihleri konusunda baskılara maruz kaldıklarını, yerlerinin değiştirildiğini, farklı muamelelere tabii tutulduğunu basın ve kamuoyuna yansıyan olaylarla birlikte bizzat işçiler de bu konuyu bizlere iletmişlerdir. Öncelik olarak da zorla ve baskıyla üye yaptırmak bir zulüm ve zorbalık olduğu gibi diğer sendika çalışmaları yapan sendikaların da emeklerini çaldıklarını açıkça görmekteyiz.
Bu zorba ve baskıcı düzeni kurmaya çalıştıkları yer de bir devlet kurumudur. Bir yandan siyasi olarak işçileri sendikaya üye yapmak diğer yandan kurumun gücünü kullanıp bir başka sendikaya yönlendirmek burada açıkça devlet otoriterisinin kaybolduğunu göstermektedir.
Bu otoriterin de yeniden kurulmasına ilişkin ise öncelik olarak da idari açıdan valilik makamınca derhal soruşturma açılıp bu tür eylemlerde bulunan kişilerin kurumla ilişkileri kesilip yargıya teslim edilmeleri gerekiyor. Ayrıca basın ve kamuoyunda çıkan haberleri de ihbar olarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığı da derhal soruşturma açıp tüm özel güvenlik görevlilerin ifadelerine başvurmaları gerekiyor. Sendikalardan istifa eden güvenlik görevlilerinin de araştırılması gerekiyor.
Burada kamunun gücünü ve nüfuzunu kullanarak kendine ve başkasına yarar sağlayacak şekilde anayasayı ihlal ettikleri gibi hukuk devleti temeli ilkesine zarar vermektedir. Bu da paralel bir yapıya doğru yol almaktadır.Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir kanun ve yönetmelikle yürütülür.
Devletin kendilerine verdikleri yetkiyi kendi menfaat ve çıkarları için kullanan kişiler derhal yargılanması gerekiyor. Bu bağlamda Batman Belediyesi’ndeki vahim ve ciddi olayların gündemimizde olacağı valilik makamınca ve Cumhuriyet Başsavcılığı hala bir açıklama ve soruşturma başlatmadığını kamuoyu ve biz sendikacıların beklentileri de bu vahim iddiaları derhal incelenip araştırma yapılıp bilgilendirilmesi gerekmektedir. Saygılarımla
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.
Abdurrahman KONYAR 581-Güvenlik Koruma-iş sendikası Genle başkanı