2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan Doruk Madencilik işçilerinin, Ankara İl Emniyeti’ndeki ifade verme işlemleri devam ediyor.

Bağımsız Maden-İş avukatı Mert Batur, şu ana kadar 110 işçiden yaklaşık 60 işçinin ifade işlemlerinin tamamladığını bildirdi.

Emniyetteki işlemlerin bitmesinin ardından işçilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattıkları oturma eyleminin ve açlık grevlerinin devam edeceğini söyleyen Batur, işçilerin maruz kaldığı baskı, şiddet ve gözaltılara rağmen Yıldızlar Holding’in gasp ettiği ücret ve tazminat haklarını almadan Ankara’dan dönmeyeceklerini aktardı.

İşçilerin dünden bu yana yaşadığı baskı, şiddet, gözaltı ve engellemeleri sendika avukatı Batur, bir işkence pratiği olarak değerlendirdi.

İNSANİ YARDIMLARA ENGEL

Ortalama yaşları 40 ile 65 arasında değişen işçiler, geceyi beton zeminde oturarak geçirdi. Dar bir polis ablukasına alınan madencilerin tuz, su ve şeker gibi temel ihtiyaçlarının dahi ancak milletvekillerinin araya girmesiyle sınırlı şekilde içeri sokulabildiği aktarıldı.

Abluka içerisine basın mensuplarının giriş çıkışı yasaklanırken açlık grevindeki işçileri kontrol etmek isteyen gönüllü hekimlerin de gece boyunca işçilere ulaşması engellendi.

İLAÇ ÇANTASI İÇERİ ALINMADI

Sendikanın kronik hastalar ve yaşlı işçiler için talep ettiği 4-5 adet battaniye, gece boyunca Ankara Valiliği ve emniyet birimleri tarafından reddedildi. Kronik hastalığı bulunan maden emekçisi Yaşar Çelik’in ilaçlarının bulunduğu çantasının ablukaya sokulmaması ise sağlık krizine yol açtı. Çelik, sabah saatlerindeki gözaltı işlemi sırasında yoğun titreme nöbeti geçirerek hastaneye kaldırıldı.

İŞKENCE PRATİĞİ UYGULANDI

Sürece dair açıklamalarda bulunan sendika avukatı Mert Batur, polisin gözaltı işlemi sırasında zor kullanmasına gerek kalmadığını, çünkü işçilerin sabaha kadar emniyetin “işkence pratiğine" maruz bırakıldığını savundu. Batur, şu ifadeleri kullandı: "180 kilometre yol kat ederek Ankara’ya ulaşan, burada yarı çıplak şekilde oturma eylemi ve açlık grevine başlayan işçilere işkence pratiği uygulandı. Geceyi ablukada geçiren işçilerin en temel talepleri karşılanmadı, dışarıdan gelen yardımlar reddedildi. Bu kadar ağır şartların ardından işçilerin zor kullanılacak bir halleri dahi kalmamıştı."

TALEPLER İKİ DAKİKADA ÇÖZÜLEBİLİR

110 işçinin gözaltı talimatının Ankara Valiliği’nden geldiğini belirten Batur, Doruk Madencilik’te yıllardır süregelen bir hak kaybı olduğunu vurguladı. Tüm yetkili mercilerin işçilere hak vermesine rağmen harekete geçmediğini söyleyen Batur, "İşçilerin Ankara yoluna düşmesi, artık yapacak başka bir şeyin kalmamasından kaynaklanan bir çaresizliktir. Sorumluların madencileri yıldırma politikasıyla sınadığını düşünüyorum. Talepler çok net ve istendiği takdirde iki dakika içinde çözülebilecek düzeydedir" dedi.